|
|
||||||||||||||||||||||||||||

Hizmet etmekten onur duyduğum cihan kentinde dolu
dolu geçen koca beş yılı geride bıraktık... Bir başka
deyişle; İstanbul’u yönetmeye talip olduğum günden
bu yana tam beş yıl geçti! Şu koca beş yıl o kadar hızlı
geçti ki... Kuşkusuz bunca yılın böylesine hızlı akıp
gitmesinin nedeni; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin
365 gün/24 saat hizmet ilkesidir. Aklımızda ve
yüreğimizde hep İstanbul için hizmet üretmek olunca,
zamanın nasıl geçtiğini inanın hiç anlayamadık…
Ama işte bu hizmet anlayışı bizim, yani İstanbul
Büyükşehir Belediyesi’nin rekorlara imza atmasını
sağladı! Bu hizmet anlayışıyladır ki; dünyada
yönetilmesi en zor şehirlerden biri olan İstanbul’da,
ulaşımdan altyapıya, çevreden eğitime kadar birçok
alanda önemli işlere imza attık ve atmaya da devam
ediyoruz. Kırdığımız rekorları, yaptığımız yatırımları,
verdiğimiz hizmetleri bu satırlara sığdırmak imkansız.
Ama ben yine de bunlardan birkaçını saymadan
geçemeyeceğim...
Her şeyden önce görev süremiz boyunca, Büyükşehir’in
bütçesi beş yılda tam yüzde 300 arttı! Geride
bıraktığımız yıllar içerisinde sadece İstanbul’a yapılan
yatırımlar 22,6 katrilyonu buldu. İstanbul’un kördüğüm
ulaşım problemini çözecek devrim niteliğinde açılışlar
yaptık. Mesafeleri kısaltan metrobüsü hizmete
sunduk. Artık işadamlarımız bile, özel şoförlerini
bırakıp metrobüsü kullanıyor! Medeniyetin en önemli
ölçülerinden biri olan raylı sistemde rekorlar kırdık.
Göreve geldiğimizde 44 kilometre olan raylı sisteme,
28 kilometre ilave ettik. İstanbul genelinde şu anda
60 kilometre metro çalışmamız var. İstasyonlar dahil,
devam eden metro yatırımlarının maliyeti 3 milyar
doları buluyor. Kısacası; beş yılda İstanbul’un dört bir
yanını raylı sistemle donatmaya devam ediyoruz.
Tüm bu hizmetleri hayata geçirirken; hiçbir
zaman belediyeciliği ‘yol, su ve kanalizasyon’
hizmetinden ibaret olarak görmedik. Tam tersine
‘fen ve imar işleri’yle birlikte sosyal belediyeciliği
de bütünleştiren bir hizmet anlayışıyla hareket
ettik. Tüm planlamalarımızı, bütçemizi ve hizmet
sıralamamızı ‘sosyal belediyecilik’ ilkesi çerçevesinde
hazırladık. Yaşlılara, hastalara, yoksullara, öğrencilere
ve engellilere yardım eli uzattık. İstanbul’u spor
salonlarıyla donattık, küresel ısınmanın global bir sorun
olduğunun bilinciyle çevreci projeleri birbiri ardına
hayata geçirdik. Ve daha niceleri…
İstanbul’un merkezinden en köşelerine, köylerine kadar
izimiz var, hizmetlerimiz var. Ama size, bu hizmet
ve başarının altındaki sırrı verebilirim! Bizim sırrımız;
insan odaklı hizmet üretme anlayışıdır. Hizmetlerimizi
bu anlayışla sıralıyoruz. Tutkulu bir hizmet aşkı ve
sevdayla; gece gündüz demeden, 365 gün durmadan
aralıksız çalışıyoruz. Çünkü bizim aşkımızın ve
sevdamızın adı; İstanbul’dur!..
Ama şunu biliyorum ki; daha yapılacak çok işimiz,
kat edecek çok yolumuz var… İstanbul’un belediye
başkanı olarak beni en çok mutlu eden; verdiğimiz
her hizmeti, hayata geçirdiğimiz her projeyi siz değerli
İstanbul halkıyla birlikte el ele, omuz omuza yapıyor
olmak. Bu hizmet anlayışı ve bu vizyonumuz sayesinde,
dünün İstanbul’u eskilerde kaldı! Artık dünya yeni
İstanbul’u izliyor. Yaptığımız işleri hayranlıkla izliyor ve
takdir ediyorlar.
Biz bu başarıların altına, halkımızla birlikte imza
atıyoruz. Göreceksiniz, daha çok büyük işlere hep
birlikte imza atacağız ve dünyanın en muhteşem kenti
İstanbul’u hakkettiği ihtişama kavuşturacağız.
Saygılarımla..
Kent için aşkla yola çıkmak…
Kenti bir emanet saymak. Bir mirasyedi gibi tüketmeden, yeniden ve çağımızın değerleriyle donatarak gelecek kuşaklara taşımak üzere titizlenmemiz gereken bir emanet. Bu da ancak büyük bir sevgiyle, bilgiyle, ahlâkla ve aşkla başarılabilir.
144 yıllık İstanbulluluk
Ailesi 1860'larda Artvin'den İstanbul'a gelen Kadir TOPBAŞ'ın babası 1935 yılında Kasımpaşa'da bir muhallebici dükkanı açar. Çocukluğu, delikanlılığı bu çevrede geçer. Muhiti, insanları ve dokuyu çok iyi tanıyor olması, ürettiği hizmetlerde onu farklı kılar.
Ekip ruhuyla yönetmek…
Mimarlık eğitimi, sanat tarihi doktorluğu, kentin içinde yaşamış olmak ve yıllardır ekiplerle çalışmanın kazandırdığı yöneticilik deneyimi ile kişisel boyutların ötesine taşınan bir belediyecilik anlayışı kentin en büyük avantajı olacak.

Babası 1928’de ticarî amaçlarla İstanbul’a gelen Topbaş’ın ailesinin, İstanbul ile ilişkileri 1860’lı yıllara dayanıyor.
Ailesi 1935 yılında kesin olarak İstanbul’a yerleşen Kadir Topbaş, 1945 yılında Artvin, Yusufeli’nde doğdu ve henüz 3 aylıkken İstanbul’a geldi.
Kadir Topbaş; ilk, orta ve lise öğrenimini İstanbul'da tamamladı. 1972 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden, 1974 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Bölümünden mezun oldu.
Doktora tezini, İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji Bölümü’nde “Hidiv Kasrı ve Boğaziçi Sivil Mimarisindeki Yeri” konusunda tamamladı.
Uzun yıllar “serbest mimar” olarak çalıştı.
1994–1998 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanlığını yaptı.
Danışmanlığı süresince, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olan saray, kasır ve tarihi eserlerin restorasyon çalışmalarına katkıları oldu.
Kültür Bakanlığı İstanbul 1 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma ve Anıtlar Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. Bir süre aile şirketlerinin yönetiminde bulundu.
1999 yılında Beyoğlu Belediye Başkanlığı’na seçildi. Bu görevi süresince İstanbul’a model olabilecek ‘Güzel Beyoğlu’ projesini hayata geçirdi.
Mimari projesini kendisinin çizdiği ‘Kentsel Dönüşüm ve Sosyal Rehabilitasyon’ çalışmaları kapsamında Kasımpaşa’da Kapalı Spor Salonu Kompleksi, Eğitim ve Sosyal Tesislerini hizmete sundu.
28 Mart 2004 tarihinde yapılan yerel seçimlerde AK Parti’den aday oldu ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçildi.
Kadir Topbaş’ın Bilgi Üniversitesi ile beraber çıkardığı ‘Beyoğlu: Kültürleri Buluşturan Kent’, TAÇ Vakfı ile birlikte hazırladığı ‘Geçmişten Günümüze Beyoğlu I-II’ ve ‘Anılarda Beyoğlu’ isimli eserleri bulunuyor.
Kadir Topbaş, 2007 yılından bu yana dünya kentlerinin Birleşmiş Milletleri sayılan Dünya Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatı’nın eş başkanıdır.
Topbaş, aynı zamanda, İstanbul Kalkınma Ajansı başkan yardımcılığını, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Koordinasyon Kurulu ve İstanbul Modern Yönetim Kurulu üyeliğini, TAÇ Vakfı (Tarih ve Çevre Vakfı) mütevelli heyeti ve yönetim kurulu üyeliğini yürütmektedir.
Topbaş, evli ve üç çocuk babasıdır.
Hedef: İstanbul’u dünyanın megakentleriyla yarışan bir şehir haline dönüştürmek.
İstanbul’u ‘’hizmetlerin en güzeline layık’’ gören ve bunu ‘’Hayatım İstanbul’’ ifadesiyle dile getiren Başkan Topbaş’ın hedefi, İstanbul’u dünya megakentleriyle yarışan bir şehir haline dönüştürmek.
Hizmet İlkesi: Beğenmediğini Sunmamak
Babasının, beğenmediği muhallebileri hiçbir zaman müşterisine yedirmeme titizliği onun için vazgeçilmez bir ilke olmuş.
Her girişiminde, ancak ve ancak kendisinin beğendiğini insanların beğenisine sunabiliyor.
Siyasette Halkın Sesi Oldu
Siyaseti insanlarla tanışma, kaynaşma sanatı olarak algılıyor ve buna siyaset okulu diyor. 30 yıl önce başladığı siyaset okulunda, içinden geldiği halkın sesi olmayı, kimsesizlerin kimsesi olmayı sürdürüyor. Geldiği yeri unutmadan ve sahici kalarak...

Ana Sayfa
Proje Platformu
Aday Platformu
Parti Platformu
Öneri - Sorun


